İçeriğe atla
FinalFrame

Kompozisyon

Karedeki öğelerin, izleyicinin gözünü yönlendirecek şekilde nasıl düzenlendiği.

FinalFrame fotoğrafları 0–10 arası puanlar: 6 sağlam, 8 portfolyo kalitesine yakın (salon kabul sınırında), 9 ödül düzeyidir (kabul almış ve madalya yarışında). Puanlama nasıl çalışır

Aslında ne olduğu

Kompozisyon genellikle bir yerleştirme işi olarak öğretilir: dikdörtgenin içinde neyin nereye konacağı. Bu tanım derli toplu ama cansız fotoğraflar üretir. Kompozisyon, bir yabancının dikkatinin koreografisidir. Bir fotoğraf, sana hiçbir şey borçlu olmayan bir göze verilmiş talimatlar dizisidir: kareye nereden gireceği, hangi sırayla dolaşacağı, nerede dinlenmesine izin verildiği ve nereye asla gitmesine izin verilmediği. Yabancı kısmı önemli. Sen kendi kareni bir rehberle dolaşırsın: mekânın hatırası, oraya varmak için harcadığın çaba. İzleyici ise hazırlıksız gelir ve gözü, dileyerek geçersiz kılamayacağın bir fiziğe uyar: parlaklık çeker, kontrast çeker, bir yüz hepsinden güçlü çeker. Kompozisyon kurmak, bu kuvvetlerin sahneyi hiç görmemiş bir gözü nereye göndereceğine bilerek karar vermektir.

Zanaatın yarısı da çıkarmaktır. Karedeki her öğe ya iş görür ya zarar verir; nötr diye bir şey yoktur. Kenardaki parlak dal, ikinci kapı aralığı, üst köşedeki ince gökyüzü şeridi: her biri öznene karşı dikkat için yarışır. Kare kenarı, öylesine elinde kalmış bir sınır değildir; sahip olduğun en güçlü dışarıda bırakma aracıdır.

Yapay zeka üretimi sanatsal görsel: gün batımında altın rengi bir yamacın sağ üçte birinde duran, uzun, dökümlü siyah elbiseli, koyu saçlı bir kadın; dörtte üç profilden görülüyor, rüzgâr elbisesini kaldırıyor; alçak bir taş duvar sol alttaki ön plandan onun durduğu yere kadar yükseliyor, karenin sol yarısı ise alçak bir güneşin altında açık gökyüzü ve puslu bir vadi.

Yapay zeka üretimi

Burada hiçbir şey tesadüf değil: sağdaki üçte biri o alıyor, duvar göze ona çıkan rotayı veriyor ve ışıl ışıl sol yarı boşluk değil, ağırlık.

6 neden 8 değil

Bir 6 doğrudur ve doğruluk tam olarak onun tavanıdır. Özne üçte bir çizgisinde, ufuk düz, hiçbir şey kesilip koparılmamış, arka plan kabul edilebilir ölçüde temiz. Her kutu işaretli, ama kare bir yapı değil, bir envanter. Göz özneye hemen konar ve sonra yapacak hiçbir şeyi kalmaz: gitmeye değer ikinci bir öğe yok, geri dönüş yolu yok; bu yüzden ya olduğu yerde oturur ya da bir kenardan dışarı süzülür. Jüri koltuğundan bakınca ele veren işaret şudur: herhangi tek bir öğeyi yerinden oynatmayı ya da kırpmayı hayal et. Bir 6'da neredeyse hiçbir şey bozulmaz: çiti kaydır, gölgeyi at, yine aynı fotoğraftır. Hiçbir şey taşıyıcı değildir, bu da hiçbir şeyin tasarlanmadığı anlamına gelir.

Bir 8 kaçınılmaz hissettirir. Bir giriş noktası vardır: genellikle en parlak ya da en yüksek kontrastlı kütle; bu ya öznenin kendisidir ya da ona açılan bilinçli bir kapıdır. Oradan göz yönlendirilir: bir çizgi, bir bakış, ikincil bir öğeye giden tonal bir basamak ve özneye geri dönüş (izleyicinin yönlendirildiğini fark etmeden dolaştığı bir döngü). Kenarlar mühürlüdür. Ve her öğe yerini hak eder: birini oynat, denge gerçekten çöker. Jüri üyelerinin bu fark için bir sözü vardır: görülmüş, öylesine çekilmemiş. Bir 6 bana birinin bulduğu bir özneyi gösterir. Bir 8 ise bana birinin dikkat hakkında verdiği bir kararı gösterir: karenin çekilmediğini, kurulduğunu hissederim, ama bunu söyleyen tek bir kurala parmak basamam. İki puan arasındaki mesafenin tamamı, herhangi bir yerleştirme formülü değil, işte bu hissedilen zorunluluktur.

Düz renkli illüstrasyon: deniz fenerli aynı poligonal deniz manzarası iki kez. Solda (6 puan): fener tam ortada, ufuk kareyi ikiye bölüyor ve dümdüz bir turkuaz göz yolu oku boş ortaya doğru yükselip orada takılıp kalıyor. Sağda (8 puan): aynı sahne yeniden kurulmuş (fener ince üçte bir kılavuz çizgilerinin altında sağ üst üçte birde, koyu ön plan kayaları sol altı sabitliyor ve turkuaz göz yolu kayalardan fenere kıvrılarak çıkıp orada dinleniyor).
Her iki oku izle: biri açık suya tırmanıp takılır, öbürü kayalardan kıvrılarak çıkar ve fenere konar.

Deklanşörden önce

Üç teşhis. Hepsi bedava, hepsi deklanşörden önce.

Göz kısma testi. Ayrıntılar eriyip sahne tonal kütlelere dönüşene kadar gözlerini kıs. Gözün önce nereye sıçrıyor? Yabancının gözü de oraya gider: parlaklık ve kontrast kazanır, duygusallık oy kullanmaz. En parlak kütle öznenin üstündeki gökyüzüyse ya da arkasındaki beyaz bir arabaysa, özne ne yaparsa yapsın kompozisyon çoktan başarısız olmuştur.

Kenar devriyesi. Vizörde dört kenarın hepsini köşeden köşeye, yavaşça dolaş. İki şeyin peşindesin: sızıntılar (kenara değip göze bir çıkış kapısı uzatan parlak şekiller ya da çizgiler) ve teğetler, yani iki öğenin üst üste binmeden birbirine dokunduğu yerler: bir kafanın içinden geçen ufuk çizgisi, bir omzu sıyıran direk, bir çatı hattına değen dal. Teğet, izleyicinin hissettiği ama adını koyamadığı bir irkilme gibi okunur.

Rotayı yüksek sesle söyle. Giriş, ikinci durak, üçüncü durak, kelimelerle: "göz aydınlık yüzden girer, ellere iner, masanın kenarını izleyerek geri döner." Yolu anlatamıyorsan, yol yoktur: kompozisyon kurmuyorsun, umuyorsun.

Dersin açılış fotoğrafını yansıtan düz renkli illüstrasyon: sağ üstteki üçte bir kesişiminde, bir tepenin üzerinde uzun elbiseli küçük, poligonal bir figür; solda katman katman tepelerin üzerinde alçak bir güneş ve sol alttaki ön plandan yokuş yukarı figüre kadar taş duvarı izleyen turkuaz bir şevron ok, hepsi ince üçte bir kuralı kılavuz çizgilerinin altında.
İskeleti görünen açılış fotoğrafı: şevronlar gözün gerçekten izlediği rotayı yürür, ızgara ise yalnızca o rotanın gözü nerede dinlendirdiğini işaretler. Bu katmanı kurmakta olduğun kareye uygula.

Kamerada

Önce ayaklarını kullan. Konum, fotoğrafçılığın en az kullanılan aracıdır: kompozisyon sorunlarının çoğu, kılık değiştirmiş yanlış yerde durma sorunlarıdır. Yana atılan tek bir adım birbirine karışan iki öğeyi ayırır; öne atılan iki adım kenarlardaki görsel karmaşayı dışarı atar; çömelmek öznenin altına bir ön plan çapası kaydırır ve düz bir sahneyi derinlikli bir sahneye dönüştürür. Göz hizasını da varsayılanın olmaktan çıkar: genellikle kadrajdaki en zayıf bakış açısıdır (yoldan geçen herkesin zaten sahip olduğu açı). Zoom halkası bunların hiçbirinin yerini tutmaz.

Odak uzaklığını menzile göre değil, ilişkiye göre seç. Geniş açı ve yakın mesafe, yakındaki şeyi uzaktakinin üzerinde devleştirir: ikisinin nasıl ilişkilendiğine dair bir ifade. Uzun odak ve uzak mesafe onları sıkıştırıp samimi biçimde üst üste dizer: başka bir ifade. Tek bir noktadan zoom yaparak aynı kadrajı tutturmak önemli hiçbir şeyi değiştirmez: öğeler arasındaki geometriyi durduğun yer belirler, yalnızca durduğun yer.

Katmanlarla kur: ön plan, orta plan, arka plan. Tek düzlemli bir kare bir afiştir; üç düzlemli bir kare bir mekândır. İstisna: bilinçli olarak tepeden çekilmiş bir kare (havadan dik aşağı bakan nadir kadrajı, flat-lay) tasarım gereği tek düzlemli bir grafiktir ve derinlikle değil, desen ve bölünmeyle değerlendirilir. Kenarları da sonradan kırparak değil, vizörde mühürle. Deklanşöre basmadan önce kenar devriyesini yap, sonra bekle. Yayanın köşeden çıkmasına, arabanın kenardan ayrılmasına izin ver. 6'ların sıfır maliyetle 8'lere dönüştüğü yer, son iki saniyenin disiplinidir.

Düzenlemede

Kırpma ikinci bir kompozisyondur ve ilki kadar ciddiyeti hak eder. Özneyi ölü bir yerleşimden kurtarmak, sızdıran bir kenarı mühürlemek, göremediğin teğeti kesip atmak, bir yöne bakan ya da ilerleyen bir öznenin ihtiyaç duyduğu ön boşluğu açmak, kareyi içinde gerçekten var olan rotaya indirgemek için yeniden kırp. Baktığı kenara itilmiş bir özne kapana kısılmış ya da çoktan çıkıp gidiyor gibi okunur; aynı özne, bakışının ya da adımının önünde alan açıldığında kareye doğru ilerliyor gibi okunur: göz, gidecek bir yeri olan bir özneyle birlikte yol alır ve kırpma bu alanı sonradan tanıyabilir. Eğik bir ufku düzelt, sonra kırpmanın özneyi kaybetmeden ulaşamadığı küçük kenar dikkat dağıtıcısını klonlayarak temizle: çöp parçası, tabelanın köşesi, bir kenardan dikkat çekmeye çalışan parlak benek. Bir etik sınır: belgesel çalışmada o klonlama söz konusu bile olamaz (objektifin önünde duran herhangi bir şeyi silmek türün doğruluk sözleşmesini bozar, doğa yarışması kategorileri de benzer bir çizgi çeker), bu yüzden o kenarı bunun yerine kırpmayla ya da burn (seçici koyulaştırma) ile mühürle. Sonra rotayı tonla yeniden çiz: dodge ve burn (seçici aydınlatma ve koyulaştırma), kompozisyonun başka araçlarla sürdürülmesidir. Parlak köşeyi koyulaştır, çıkış kapanır; özneyi biraz aydınlat, giriş noktası onun üzerine taşınır. Dikkat parlaklığı izler: tonları yeniden ağırlıklandırarak yabancının gözünü sonradan başka yöne çevirebilirsin.

Şimdi dürüstlük maddesi. Son işleme durduğun yeri değiştiremez. Açı, perspektif, bir öğenin diğerinin üzerine binmesi, deklanşörün kapandığı anda sabitlendi. Hiçbir kırpma, çömelmediğin için hiç oluşmamış ön plan ilişkisini kuramaz. Hiçbir slider direği kafadan ayıramaz, çünkü o birleşme piksellerde değil, geometridedir. Kırpma yalnızca çıkarır: seninkinin içinde saklanan daha küçük, daha iyi bir fotoğrafı bulabilir, ama bir bakış açısı ekleyemez. Bir geometri istisnası: binalardaki birbirine yaklaşan dikeyler bir konum değil, bir izdüşüm meselesidir (perspektif/trapez düzeltmesi onları yazılımda inandırıcı biçimde dikleştirir, bedeli biraz kırpmadır). Teşhis konum olduğunda kare çekimle sınırlı olur ve dürüst çözüm hiçbir şeye mal olmaz, yazılımla da satın alınamaz: ayakların, bir dahaki sefere.

Merdiven

  1. Başlangıç: kurallar yerine getirilmiş. Özne üçte bir çizgisinde, ufuk düz. Kontrol listesi geçer; göz konar ve takılı kalır. Yolu olmayan bir yerleşim.
  2. Yetkin: kenarları temiz ama durağan. Kenarlar devriyeden geçmiş: teğet yok, sızıntı yok, kesik uzuv yok. Kare hijyenik ve hareketsiz: yanlış hiçbir şey yok, hareket eden hiçbir şey de yok.
  3. Güçlü (ciddi amatörün çalışma düzeyi): yönlendirilmiş ve derinlikli. Bir giriş noktası, katmanlı düzlemler boyunca anlatılabilir bir göz yolu ve özneye bir dönüş. Kare artık yalnızca bir özneyi barındırmıyor, dikkati yönetiyor.
  4. İleri: zorunluluktan kompozisyon kurar. Her öğe taşıyıcı, negatif alan etkin biçimde çalışıyor ve özne gerektirdiğinde kurallar bilerek çiğneniyor: yüzleşme için tam merkez, huzursuzluk için sert bir kenar kırpması. Bu basamakta kare talimatlara uymaz; talimatları kendisi yazar.

Hadi, çek

Tek bir durağan özne: bir sandalye, bir kapı aralığı, yalnız bir ağaç, park edilmiş bir bisiklet. Işığın eşit ve değişmez kaldığı tek bir zaman aralığı, böylece ışık hiçbir şeyin payını üstlenemez. Şimdi onu birkaç farklı biçimde çek; yalnızca kendi konumunu değiştir, özneyi (ve mümkünse objektifi) sabit tut: göz hizasında ve dürüstçe, alçaktan ve yakından, yüksekten ve aşağı bakarak, tamamen solda, tamamen sağda ve seninle özne arasına bulduğun bir ön plan öğesini yerleştiren bir kare. Tek değişken konumdur, çünkü ders konumdur.

Seriyi içe aktar ve bir ebeveyn gibi değil, bir jüri üyesi gibi değerlendir. Her kareye göz kısma testi uygula: hangisinde en parlak kütle özneye denk geliyor? Her kareye kenar devriyesi yap: hangi kenarlar mühürlü, hangileri gözü bir köşeden dışarı sızdırıyor? Sonra tüm seriyi tek bir ölçüte, göz yolunun netliğine göre sırala: hangi karede girişi, rotayı ve dinlenme noktasını yalan söylemeden anlatabiliyorsun? Hangi konumun kazandığına dikkat et. Varsayılan olarak çekeceğin göz hizası karesi nadiren kazanır ve varsayılanla kazanan arasındaki fark, tam da kırmak için buraya geldiğin alışkanlığın büyüklüğüdür.

Sonra döngüyü kapat. Kazananı yeniden eleştiriye gönder: yalnızca o kareyi. Bir eleştiri kompozisyonu TEK darboğazın olarak adlandırdıysa, bu çekim o teşhisin hâlâ geçerli olup olmadığını sınayan deneydir. Kurduğun rota gerçekse, bir sonraki eleştiri farklı bir darboğazı adlandırmalı ve FinalFrame Puanının da onunla birlikte ilerlemeye alanı olur. Kompozisyon yine adlandırılırsa bu bir suçlama değil, bir bilgidir: ya kurduğun rota gerçek ama tek bir sahnenin kanıtlayabileceğinden daha incedir ya da altı konumun, zaten yalnızca tek bir dürüst kare sunan bir öznenin etrafında dolaşmıştır. İkisini de öğrenmek, harcanan karelere değer. Ödül puan değil: yer değiştiren darboğazdır.

İlgili dersler